NOT: Doğru bilgiyi bilmek ve bulmak önemlidir. Fakat o bilginin kaynağını bilmek ve bulmak daha önemlidir. Bu çalışmada tüm bilgilerin kaynağı kırmızı URL ile gösterilmiştir. Biz burada doğru bilgiye önem verdik. Cümle bozukluğuna, düşüklüğüne -yani redoksiyona- önem vermedik. okuyuculardan özür dileriz.
İŞÇİ MEMUR VE EMEKLİLERİN AYLIKLARI AZ. BU PARALARLA NASIL GEÇİNELİM? BU ASGARI ÜCRETLE KARIN MI DOYAR? Bu yazıyı bu asgari ücret tartışmaları sırasında hazırladım. Az olduğunu ben de kabul ediyorum. Fakat Türkiye’nin imkanları bu aylıkları arttırmak için yeterli mi? Konuyu Türkiye’nin imkanlarına göre yazacağız. CHP geldiğinde de aynısını yazarım. Çünkü konunun, Türkiye’nin yer altı imkanlarına bakılarak -yani bilimsel olarak- değerlendirilmesi gerekir. Büyük Devlet adamı Süleyman Demirel’e maaşların açlık sınırın altında olduğu söylendiğinde şöyle demişti:
"ALMADAN VERMEK ALLAH’A MAHSUSTUR".
TÜRKİYENİN GİDERLERİ ÇOKTUR.
TÜRKİYE'NİN GELİRİ AZ GİDERİ ÇOKTUR
10- Prof. dr Tansu Çillerle birlikle hükümet kurmuştu. Ekonomiyi de düzeltmişlerdi. İlk defa denk bütçe yapılmıştı. Ben o sıra lise öğretmeniydim. Maaşlara eşel mobil sistemine geçilecekti. Yani enflsyon ne kadar artarsa maaşlar kendiliğinden o kadar artacaktı. Bugünkü maaş ve asgarı ücret toplantıları tarihe karışacaktı. Fakat genel kurmay bu hükümeti yaşatmadılar. Mesut yılmazı başbakan yaptılar. Ortada ne denk bütçe kaldı: ne de enflasyona göre maaş kaldı?. O tarihlerde Ülkeyi askeriye idare ederdi. Hükümetler formalite idi. Onun bu motor fabrikasını önemli görmediler. Lisanı haliyle dediler ki:
-Bize motor fabrikası değil, laiklik lazımdır”. Fakat aradan 30 yıl geçti. Bütün uğraşmalara rağmen Türkiye hala tank, uçak ve jet motorunu yapamadı. Demir tavında dövülür. Yapma imkanı verilseydi 20-30 yıl önce bu iş bitecekti. Kötü mü olurdu.
Şu anda laik demokrasi var. Meyhane de serbest. Cami de serbest. Her şey tıkır tıkır işliyor.
11- Türkiye’nin karşısında Hindistan dahil; İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan birlikte hareket ediyorlar. ABD ve Avrupa her çeşit uçak ve petriyot savunma silahlarını veriyor. O nedenle Türkiye son zamanlarda kendi silahlarını kendisi yapıyor.
İsrail Türkiye'nin komşusu yapılmak istenmektedir. Bu yazıyı hazırladığım bu hafta içinde hükümet 6,5 milyar dolar savunma sanayine para ayırdı. Avrupa'dan 20 adet eurofighter uçağı alınacak. Ayrıca ABD'den 40 adet F 35 alınacak. bu uçaklar için toplamda 50 milyar dolar lazım. Türkiye'nin 2026 bütçesi 16,8 triyon -bugünkü dolar kuru ile 390 milyar dolar- yapmaktadır. Bu paranın yaklaşık % 13'ü satın alınacak uçaklara ödenecek. 80 milyar doların - % 20'sı- petrol, doğalgaz, kaliteli kömür ve 6 milyon ton NPK gübresi ithalatına ödenecektir. Ülkemizin özellikle güneyi ve batısı düşmanla çevrilmiştir.
DİSK'İN Temmuz 2025 tarihinde Prof Dr Aziz Çelik'e hazırlattığı rapora göre mart 2025 itibarıyla Türkiye'de 16. 858. 758 emekli bulunmaktadır (https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2025/07/Turkiye-Emekliler-Raporu-Temmuz-2025.pdf):
.png)
5.243.896 adet de memur bulunmakta (https://www.yenisafak.com/yazarlar/ahmet-unlu/2025-yili-mart-sonu-itibariyla-aciklanan-her-statudeki-kamu-personel-sayisinin-analizi-4708239). 50.428 adet muhtar bulunmakatadır). Ayrıca 50.428 muhtar bulunmaktadır (https://www.icisleri.gov.tr/bilgiteknolojileri/muhtar-bilgi-sistemi-projesi). Toplamda 22.153. 082 kişiye devlet her ay aylık parası bulup ödemek zorunda. Bu rakamlarmart 2025 tarıhine göre 01.01.2026 itibarıyla mutemelen (olası) 22. 500 ( yirmi iki milyon beş yüz) olmuştur.
3.215 emekliye 1 memur düşmekte
Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir oran yoktur. 1 memura 3 katından fazla emekli düşüyor.
Türkiye’de 17 milyon memur, 50.000 küsür muhtar -ki, her biri 23.000 - 24.000 lira- aylık almaktadırlar. 5.250.000 emeklimiz var. Yani devlet her ay 22- 23 milyon insana para bulmak zorunda.
Türkiye'nin güney sınırının 2 m uzağında petrol var. Beri tarafta neden olmasın. Aslında Türkiye petrol denizinin üzerindedir. Fakat Amerika Türkiye'nin güçlenmesini istemediğinden bize izin vermiyor. Veya petrol çıkınca kuyuyu bize kapattırıyor.
Türkiye de petrol ve doğalgaz olsaydı Türkiye onu çıkarırdı. Türkiye Kıbrıs'ın etrafında mücadelesini verdi. 3 kuyu açıldı fakat çıkmadı.
KONUYU BURADA SONLANDIRIYORUZ. AYRINTILARI VE BELGELER AŞAĞIDADIR.
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
TÜRKİYE'DE GERÇEKTEN PETROL YOK MU:
TV 100' de 17 ağustos 2024 günü saat 16 50'de Prof dr Nacı Görür hocayla uzun bir program yapıldı. Türk Petrolde de çalıştığını söyleyen Görür hoca özetle şunları söylemişti:
"TÜRKİYE'DE YETERLİ PETROL YOKTUR. ÜMİTENMEMLİYİZ.ÇÜNKÜ DEEPREMLER OLURKEN YER ALTINDAKİ PETROL GÖLLERİ KIRILMIŞ, PARÇALANMIŞTIR".
TÜRKİYE DE PETROL NEDEN ÇIKMIYOR:
PALAVRA VE SAÇMALIKLAR: Dış güçler izin vermiyor. Kuyu açıyorlar. petrol bulunuyor. Amerika Türkiye'nin iyiliğini istemediği için kuyuların üzerini betonla kapatıyorlar. Aşağıdaki videoda araştırıcı bir öğretmen konuyu güzel ele almıştır. Bu saçmalıklara inanan bilim insanları varsa da - taraftarları pek kalmadığından- üzerinde durmayacağız.
Aşağıdaki videoda Araştırmacı bir öğretmenin dedikleri bilimsel olarak doğrudur.
Kaynak: https://www.youtube.com/shorts/7yrbvtN60zw
Konuyu bir çekyata benzeterek kafamızda canlandırmak mümkündür:

Bu çekyatı Türkiye sınırına benzetelim: Jeolojik evrelerde -kim bilir bir kaç milyar yıl ön önce hamur ve çamur haline gelen Irak ve Suriye levhaları, Çekyatın altına bindirince çekyatın altındaki (petrol yatakları) iyice derine kaçıyor.Yine bu bindirme sonucunda çekyatın altındaki üste baskı nedeniyle çekyatın üstünde dağlar filizleniyor.Dağlar meydana geliyor. Petrol iyice derine kaçıyor. Bir de tencere örneğini vermek istiyorum:

Sıvı olan bir su, petrol vs. kayalar içindeki bir göl veya bir tencerede depolanmış olmalı. Tencere veya teneke vs bir aracın içinde oalacak. Bu tencerenin bir kapağı da olmalı. Depremde belki metal tencere bozulmaz. Bozulur amma, anlamak istemeyenlerin ikna olmaları için bir de cam tencere koyuyorum.
Deprem olduğunda yukarıdaki cam tencere en ince toz gibi, deniz kumu gibi parçalanır. Toz olduğunda su (petrol) her tarafa yayılmıştır. Yer altındaki kayalar değişime, başkalaşıma uğramıştır.Sen etrafa dağılan petrolü nasıl toplayacaksın?
Bilimde konu Jeoloji (Yer Bilimi) alanına girer. Aşağıdaki çok kısa vidyosunda Prof Dr. Celal Şengör bunu söyliyor. Keşki biraz daha ayrıntılı konuşsaydı:
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=IINY_56-2Ao
(Yer bilimi) hocalarının sahasına girer. Celal hoca ne diyor: "Sen eskimiş başkalaşıma uğramış kayaların -Dağ kuşağının- üzerinde oturuyorsun". demiş. Bir de Prof Naci Görür hocadan "Deprem olan yerlerden petrol çıkmaz.. Benim anladığım yer altında kayalar arasında, altında petrol gölleri vardır. Deprem olan yerlerde bu kayalar kırılıyor, bozuluyor.
Ankara'da, Aştı'ya giderken Petrol ve Maden Genel Müdürlüğü vardır. Resmini de aşağıya koydum. Beni bu binanın 11. katına yönlendirdiler. Ordaki bir odanın içinde 7-8 mühendis vardı. Fena sıkıştırdım. Bir tanesi dedi ki 100 yıl önce Türkiye' nin Güney sınırı çizilirken bir ingiliz jeologu (yer bilimcisi) Güney sınırımızı çizerken petrol olan yerleri Suriye tarafında kalacak şekilde çizmişler" dedi.
.png)
Bu sözleri üzerine dedim ki: "Yüz yıl önce bir jeolog yer altının neresinde petrol olup olmadığını bilebildi de, bu kadar araç ve gerece rağmen siz neden yer altının neresinde petrol olup olmadığını bilemiyorsunuz?" sorduğumda etkili bir cevap veremediler. Bu daha çok bizi değil Jeoloji mühendisliğini ilgilendirdiğini söylediler.
Daha sonra OTDÜ jeoloji mühendiliğine gittim. Ne yazık ki, kapıdan içeri koymadılar beni. E. Postalarıma da kimse bakmadı.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra aşağıdaki videoyu daha iyi izlemekle konunun daha kolay anlaşılacağını düşünüyoruz. Sezgin Aytuna Hoca petrol bulma ve çıkarma uygulamasından geldiğini not etmekte fayda bir uzmandır.
Kaynak: Türkiye’de petrol: Şehir efsaneleri, müjdeler ve gerçekler - Dr. Sezgin Aytuna ile söyleşi
Sezgin Hoca Türkiye'nin sınırdaki yer altındaki -benim tencere dediğim- tencereler küçülmüş. Ama Ortadoğu'daki tencereler hem yüzeye yakın, hem de büyük olduğunu anlamalıyız. Yine Süleyman Demireli sıkıştırıyorlar:
- Türki'de petrolu niçin çıkarmıyorsunuz?
- Türkiye'de petrol vardı da ben mi içtim? der.
Petrol çıkaratacaksan o bölgede deprem olmayacak. Bu kadar basit. Çünkü deprem olduğunda tencere parça parça olup petrol her tarafa dağıldı. Aşağıdaki makaleden kısa bir alıntı yaparak bitirmek istiyoruz:
Türkiye'nin petrol varlığı; İran, Irak, Suriye gibi komşu ülkelerle kıyaslandığında yetersizdir. Bunun ana nedeni ülkenin jeolojik farklılığıdır. Petrolün bir arazide bulunması için kumtaşı gibi gözenekli kayaçların üzeri kil gibi geçirimsiz katmanlarla kapanmış olmalıdır. Komşu ülkeler düzlüklerden oluşurken Türkiye dağlık alanlardan oluşmaktadır. Yeraltında oluşan petrol depoları levha çarpışmaları ve bunun sonucun olan dağ oluşumu ile küçük parçalara ayrılmakta ve dağılmaktadır. Komşu ülkelerde aynı jeolojik olaylar gerçekleşmediğinden, büyük ve sığ petrol depoları oluşmuştur. Komşu ülkelerde petrol 100-1000 metreler arasında bulunurken, Türkiye'de 3-4 bin metrelerde bulunmaktadır.
https://web.archive.org/web/20161118180816/http://petrol-is.org.tr/sites/default/files/ek2-petrol-sektoru-tpao.pdf
SONUÇ: 24 YILLIK AKPARTI HÜKÜMRTİ PETROL VE DOĞALGAZ BULGULAMAK AMACIYLA, GETİRİLEN GEMİYE GÜNDE 1 MİLYON DOLAR VERİLDİ. İŞTE BELGESİ:
Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/karadeniz-de-3-yil-petrol-arayacak-gunde-1-milyon-dolar-kira-alacak-13357802
Güncelleme Tarihi: 
Yeliz ÖZ
Oluşturulma Tarihi: Ocak 01, 2010 00:004dk okuma
TÜRKİYE Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Petrobras için Karadeniz’de petrol ve doğalgaz arayacak dalabildiği derinlik ve yapabildiği sondaj derinliği açısından dünyanın en büyük ikinci petrol platformu “Leiv Eiriksson” dün İstanbul Boğazı’ndan geçerek Karadeniz’e yol aldı. Günlük 1 milyon dolara kiralanan ve saatte 7 mil süratle ilerleyen Leiv Eiriksson, 3 yıl boyunca Karadeniz’de petrol arayacak.
122 metrelik kule söküldü
“Leiv Eiriksson”un 122 metre uzunluğundaki kulesi, platformun Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin altından geçebilmesi için söküldü. Kulenin yeniden monte edilmesi için dev platformun yanında Mv Siem Lousia ve Mv Biem Danis isimli gemiler hazır bulunuyor. Sinop açıklarına demirleyecek olan platform 6 bin metreye kadar sondaj yapabilecek. Platform, monte edilmesinin ardından 2010 Şubat ayı ortalarında sondaj operasyonlarına başlayacak. Karaköy’deki Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü Limanı’nda dün sabah gazetecilerle bir araya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Karadeniz’de petrol ve doğalgaz arayacak “Leiv Eiriksson” sondaj platformunun İstanbul Boğazı’ndan geçişi nedeniyle farklı bir heyecan duyduğunu belirtti.
Taşınması bile olay
Platformun bir yerden diğer yere taşınmasının bile bir ‘olay’ niteliğinde olduğunu anlatan Taner Yıldız, “Bu platform 5 bin 500 metre derinlikte ve çalışacak. 122 metre kule yüksekliği, boğazlarımızdan geçebilmesi için kesildi. Ankara’daki Atakule’nin yüksekliği yaklaşık 125 metre. Buradaki kulenin yüksekliği ise 122 metre. Büyüklüğü hissedebilmek ve canlandırabilmek için bunu söylüyorum. Bize heyecan veriyor” diye konuştu.
Yerli kaynaklar ve yenilenebilir kaynaklarla ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yürüttüğü en önemli stratejilerden birinin bu arama çalışmaları olduğuna dikkat çeken Taner Yıldız, enerjideki ithalatları önleyebilmenin yolunun tüketimleri tamamen düşürmek değil üretimleri yerli yapabilmek olduğunu söyledi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait iki arama kurtarma botuyla gazetecileri yanına alıp boğaza açılan Taner Yıldız, “Leiv Eiriksson”u daha yakından inceledi.
1 milyon dolar
Leiv Eiriksson’un günlük kirasının 1 milyon dolar civarında olduğunu belirten Taner Yıldız anlaşma gereği platformun 3 yıl Karadeniz’de görev yapacağını, ancak anlaşmanın iki yıl daha uzatılabileceğini söyledi. Dünyada global kriz nedeniyle bir kısım arama faaliyetleri dünyada durdurulduğunu hatırlatan Yıldız, “Arama faaliyetleriyle ilgili yaklaşık yüzde 20’lere varan azalma sözkonusu. Bir kısım tehditlerin fırsata dönüştüğünü söylemiştik. Bu platform bu tehditten oluşturduğumuz fırsattır” diye konuştu.
1 milyon dolar 01.01.2026 tarihte 45 milyon TL