MURAT KOÇ - ÇAYELİ / RİZE
Kuran'a Göre Evrenin Yaratılması Ve Sonu (Bilimle Karşılaştırmalı)

Kuran'a Göre Evrenin Yaratılması Ve Sonu (Bilimle Karşılaştırmalı) 

EVRENİN (KAİNATIN) YARATILIŞI


" Sonra Allah'ın İradesi (Emri) Göğe yöneldi. Ki, Göğün aslı duman idi. Fussilet/11"
 
Ayetinde yaratılma duman ile başladı. buradaki duman nebuloz analamına gelmektedir. Kuran'da nebuloz denseydi, bu kelime Kuran'ın indiği  zamanki insanlarsa anlaşılmaz ve inkar edilme durumuna düşerdi. Elbetteki duman kelimesinin içinde sıcaklık, yüksek sıcaklık" anlamı da vardır. Böylece Kuran ilk yaratılışı hem gönderildiği döneme, hem de bugüne göre anlatmıştır.
  
Bir sonraki konuda görüleceği üzere Avrenin Yaratılışı Bimbang günümüzde hemen heemen bütün bilim insanları tarafından kabul görmştür. BUnun dışında bir alternatif bulunmamaktadır. Penzias ve Wilson bu mikrodalga kanıtını bularak nobel ödülü almıştır.

 

Şimdi Uzaya Huble  Uazy Aracı gönderildiği zaman Amerika'da yayımlanan bir yazıyı koymak istiyoruz. Kİ, o yazının ilk cümleleri çok ilginç:

"EVREN (KAİNAT) NASIL VAR KILINDI: “Başlangıçta madde yoktu.Zaman yoktu. Uzay yoktu. Aklın alamayacağı bir tarzda bir  noktadan bir evren doğdu… "      
 
 Demek ki,BAŞLANGİÇTA ZAMAN YOKTU. MADDE YOKTU. UZAY YOKTU. BİR NOKTADAN AKLIN ALAMIYACAĞI ŞEKİLDE BİR EVREN YARATILDI. Bir sonraki konuda görüleceği üzere  HER ŞEY BU İLK SANİYENİN:  (10-45    ile 10-32)  ARASINDA  OLDU.  Kuran da aynı şeyi söylüyor. Hatta Evrenin ilk yaratılışı ve Kıyametin  akılsal kanıtlarıyla anlatıldığı Yasin Suresi'nin son ayetlerinde  bu yaratma süresinin kısalığına am işaret vardır: 
 
      " اِنَّـمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـٔاً اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ   O bir şeyin olmasını istediğinde ona ol der. ve o da hemen olur.  Yasin/82”".
 
 
           Aşağıdaki ayet de Evrenin  yoktan ve bir noktadan var kılındığının bilim tarafından ıspatlanacağını ve inkarcıların (materyalistlerin, ateistlerin)  yine de inanmazlarken bu kanıtları gördükleri halde yine de inanmayacaklarını ifade etdiyor. Nitekim üniversite kürsülerinde yoktan yaratılışın aşamaları anlatılırken hala bazilarının inanmadıkları gerçektir.
 
Kuran’nın اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقاً فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ: İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Enbiya 30”
.
 
         İlginçtir ki, Prof Dr  Kerem Cankoçak gibi bazı fizik bilginleri kitabında Evrenin ilk saniyede yaratıldığını CERN VE BÜYÜK PATLAMA" isimli  kitabında anlattığı- yani konuyu en iyi bildiği halde- bir Tasarımcı'ya Grek Yoktur" diyor. Kuran,  yoktan yaratılış'ı

çok iyi bildiği halde, yaratıcı' nin  göz göre göre inkar edenlerin olacağını bildiriyor..
 
    Ayetin Kuran'daki kısmını ve çevirisini kırmızılaştırdığımız kısımın bilimdeki karşılığı "BÜYÜK PATLAMA"  dır. Bu anlama denk düşmektedir. Evrenin yaratılması ve genişlemesini anlatır.
 
EVRENİN (KAİNATIN)  YARATILIŞI
VE GENİŞLEMESİ

 
 
AYET: وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ    Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz Zariyat 47".  Açıklamalı  (meal) olarak tercüme edersek:
        "Gök Küreyi Kendi gücümüzle yaptık. ve  muhakkak (şüpkesiz) ki Onu genişletiniz, genişletiyoruz. Kuran-ı Kerim,Zariyat Suresi/43"
 
       Şimdi denilecektir ki eski tercümeler böyle değildir. Bilim evrenin genişlediğini ortaya koydu da, şimdi siz diyorsunuz ki: "- Bu kuranda zaten vardı". Evet öyle. Kuran'ın bu ayetinin atm anlaşılabilmesi için  modern bilimin bu buluşu yapması gerekir. Böylece Kuran'ın her zamana uygun olduğu anlaşılır. Böylece Kuran her çağda yeniden canlanmış, ilgili ayetler o  anda inmiş gi olur. Dolayısıyla Kuran her zaman ve mekana uygun olur. Şimdiye kadar tam anlaşaılamayan bazı ayetler belki 200, belki 500 yıl sonra anlaşılacaktır.

Yani ayetin manasını bilen bir öğretmen böyle bir şekille açıklamayı düşünmesine emekli bir öğretmen olarak ihtimal vermiyorum. Yukarıdaki resmi G Gamovun belittiği kitabının 227. sayfasından almıştım.

GEORGE GAMOW (1904-1934)
 
George Gamow, Rus asıllı Amerikalı fizikçi ve kozmolog. Rusya'da doğmuş ve eğitim görmüştür. 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek kuantum fiziği ve astrofizik alanlarında önemli çalışmalar yaptı.    
 
şimdi Allah'ın hikmetine bakın. 30 yaşına kadar Rusya'da yaşadı. Ki, Rusya'da  yaşadığı 30 yıl, Rusya Lenin Sitalin gibi dinsiz ve ateistler tarafından yönetiliyordu. Bilindiği üzere Lenin ve Stalin dinsiz ateist olmaları bir tarafa,  Sovyet Rusya'yı  dinsiz ve ateist yapmak, ateist bir dünya oluşturmak için elden geleni yapıyorlardı. BU ortamda G Gamow doğuyor, bilim adamı oluyor ve İş Bankası yayınları ARASINDA "BİLİMİN UZAK SINIRLARI"  adıyla  Türkçeye çevrilen "CREATİON UNİWERS: EVRENİN YARATILIŞI" isimli meşhur kitabını yazıyor.  ben bu kitabın aslını da tercümesini de Ankara Milli Kütüphane'de gördüm. İŞTE ALLAH BÖYLE BİR ALLAH'TIR
 
 
KUR’AN’A GÖRE 
KIYAMET VE AHIRET

 
 
 
Kıyamet Dünyanın sonu demektir. Kuran’ın yerlerinde Kıyamet ve sonrası için bir çok ayetler vardır.Hadislerde de Kıyamet gelmeden önce alametleri (belirtileri, işaretleri) ne değinilmiş olmakla birlilkte kesinlik yoktur. Kıyametin kopması ve sonrası hakkında ayetler çoktur. Kuran’ın amacı  insanlara fen bilgisi vermek değil; Allah ve Ahıret İnancını kuvvetlendirerek kişi ve toplumun düzelmesi, kalkınmasını sağlamaktır. Kıyametle ilgili ayetler çeşitli süre (bölüm) lerde bulunduğundan, aralarında bir sıralama da yoktur.  İsrafil adındaki melek Sur denen ve niteliği bildirilmeyen  alete ilk üflemesiyle başlayacak ve aşağıdaki ayetlerde anlatılan olaylar  gerçekleşecektir.
 
 
 
Denizler  kaynadığı / kaynatıldığı zaman tekvir/ 6″ . “Gök erimiş maden gibi, dağlar atılmış yün gibi olacak, kimse dostunu arayıp sorama­yacaktır (Mearic 8-10)”.  “Gök yarılacak, yıldızlar dağılıp dökülecek, denizler fışkıra­cak, kabirler altüst edilecektir (İnfitar 1-4)”.  “Gözler dehşetten kamaşacak, Ay tutulacak, Güneş ve Ay kararacaktır (Kıyamet 7-9)”.
 
       Bir sonraki konuda  geçtiği üzere  Evrenin sonunda güneşin sıcaklığı: "108 , yani 100 milyon dereceye ulaşır." şeklinde blimsel görüş vardır.  Bu olunca gökler de ayette ednildiği gibi, eriyp akar. Denizler de kaynar buharlaşır. Çünkü
 
Kimyaya göre KAYNAMA NOKTASI EN YÜKSEK ELEMENT WOLFRAM'DIR. Güneşte artan bu yüksek sıcaklıkla -örneğin 6000 derecede- wolfram eriyip akacağına göre diğer elemekntler de eriyip akar
 
 
“Gök yarılıp gül kırmızısı bir yağ gibi olduğu zaman Rahman/ 37”. “Gök yarıldığında. ”Yıldızlar dağılıp saçıldığında. Denizler kaynadığında. İnfıtar 1-3”.  “ilk defa nereden  nasıl yaratmaya başladıysak, tekrar ilk haline iade ederiz. Sözümüz sözdür. Mutlaka yerine getireceğiz, yapacağız. Enbiya 104”  Peki bu yanar deniz nerededir? Nedir bu yanar deniz?
 
BURADA 
https://youtu.be/F5CDFSdPGCM  
  YANAR DENİZ
 
Dünyamızın Katmanlarından olan  Sıvı Çekirdek=    Ateş Küre'dir. Yerbilimine göre  Yanar Dağlar Ateş Küreden gelir

DÜNYAMIZIN SONU İLE İLGİLİ VİDEOYU AŞAĞIDAKİ ADRESTEN TIKLAYALIM

 

 

 

 

 

Kuran'a Göre Evrenin Yaratılması Ve Sonu (Bilimle Karşılaştırmalı)



Kuran'a Göre Evrenin Yaratılması Ve Sonu (Bilimle Karşılaştırmalı) 

EVRENİN (KAİNATIN) YARATILIŞI


" Sonra Allah'ın İradesi (Emri) Göğe yöneldi. Ki, Göğün aslı duman idi. Fussilet/11"
 
Ayetinde yaratılma duman ile başladı. buradaki duman nebuloz analamına gelmektedir. Kuran'da nebuloz denseydi, bu kelime Kuran'ın indiği  zamanki insanlarsa anlaşılmaz ve inkar edilme durumuna düşerdi. Elbetteki duman kelimesinin içinde sıcaklık, yüksek sıcaklık" anlamı da vardır. Böylece Kuran ilk yaratılışı hem gönderildiği döneme, hem de bugüne göre anlatmıştır.
  
Bir sonraki konuda görüleceği üzere Avrenin Yaratılışı Bimbang günümüzde hemen heemen bütün bilim insanları tarafından kabul görmştür. BUnun dışında bir alternatif bulunmamaktadır. Penzias ve Wilson bu mikrodalga kanıtını bularak nobel ödülü almıştır.





Şimdi Uzaya Huble  Uazy Aracı gönderildiği zaman Amerika'da yayımlanan bir yazıyı koymak istiyoruz. Kİ, o yazının ilk cümleleri çok ilginç:




"EVREN (KAİNAT) NASIL VAR KILINDI: “Başlangıçta madde yoktu.Zaman yoktu. Uzay yoktu. Aklın alamayacağı bir tarzda bir  noktadan bir evren doğdu… "      
 
 Demek ki,BAŞLANGİÇTA ZAMAN YOKTU. MADDE YOKTU. UZAY YOKTU. BİR NOKTADAN AKLIN ALAMIYACAĞI ŞEKİLDE BİR EVREN YARATILDI. Bir sonraki konuda görüleceği üzere  HER ŞEY BU İLK SANİYENİN:  (10-45    ile 10-32)  ARASINDA  OLDU.  Kuran da aynı şeyi söylüyor. Hatta Evrenin ilk yaratılışı ve Kıyametin  akılsal kanıtlarıyla anlatıldığı Yasin Suresi'nin son ayetlerinde  bu yaratma süresinin kısalığına am işaret vardır: 
 
      " اِنَّـمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـٔاً اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ   O bir şeyin olmasını istediğinde ona ol der. ve o da hemen olur.  Yasin/82”".
 
 
           Aşağıdaki ayet de Evrenin  yoktan ve bir noktadan var kılındığının bilim tarafından ıspatlanacağını ve inkarcıların (materyalistlerin, ateistlerin)  yine de inanmazlarken bu kanıtları gördükleri halde yine de inanmayacaklarını ifade etdiyor. Nitekim üniversite kürsülerinde yoktan yaratılışın aşamaları anlatılırken hala bazilarının inanmadıkları gerçektir.
 
Kuran’nın اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقاً فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ: İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Enbiya 30”
.
 
         İlginçtir ki, Prof Dr  Kerem Cankoçak gibi bazı fizik bilginleri kitabında Evrenin ilk saniyede yaratıldığını CERN VE BÜYÜK PATLAMA" isimli  kitabında anlattığı- yani konuyu en iyi bildiği halde- bir Tasarımcı'ya Grek Yoktur" diyor. Kuran,  yoktan yaratılış'ı




  çok iyi bildiği halde, yaratıcı' nin  göz göre göre inkar edenlerin olacağını bildiriyor..
 
    Ayetin Kuran'daki kısmını ve çevirisini kırmızılaştırdığımız kısımın bilimdeki karşılığı "BÜYÜK PATLAMA"  dır. Bu anlama denk düşmektedir. Evrenin yaratılması ve genişlemesini anlatır.
 
EVRENİN (KAİNATIN)  YARATILIŞI
VE GENİŞLEMESİ

 
 
AYET: وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ    Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz Zariyat 47".  Açıklamalı  (meal) olarak tercüme edersek:
        "Gök Küreyi Kendi gücümüzle yaptık. ve  muhakkak (şüpkesiz) ki Onu genişletiniz, genişletiyoruz. Kuran-ı Kerim,Zariyat Suresi/43"
 
       Şimdi denilecektir ki eski tercümeler böyle değildir. Bilim evrenin genişlediğini ortaya koydu da, şimdi siz diyorsunuz ki: "- Bu kuranda zaten vardı". Evet öyle. Kuran'ın bu ayetinin atm anlaşılabilmesi için  modern bilimin bu buluşu yapması gerekir. Böylece Kuran'ın her zamana uygun olduğu anlaşılır. Böylece Kuran her çağda yeniden canlanmış, ilgili ayetler o  anda inmiş gi olur. Dolayısıyla Kuran her zaman ve mekana uygun olur. Şimdiye kadar tam anlaşaılamayan bazı ayetler belki 200, belki 500 yıl sonra anlaşılacaktır.



 
Yani ayetin manasını bilen bir öğretmen böyle bir şekille açıklamayı düşünmesine emekli bir öğretmen olarak ihtimal vermiyorum. Yukarıdaki resmi G Gamovun belittiği kitabının 227. sayfasından almıştım.



GEORGE GAMOW (1904-1934)
 
George Gamow, Rus asıllı Amerikalı fizikçi ve kozmolog. Rusya'da doğmuş ve eğitim görmüştür. 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek kuantum fiziği ve astrofizik alanlarında önemli çalışmalar yaptı.    
 
şimdi Allah'ın hikmetine bakın. 30 yaşına kadar Rusya'da yaşadı. Ki, Rusya'da  yaşadığı 30 yıl, Rusya Lenin Sitalin gibi dinsiz ve ateistler tarafından yönetiliyordu. Bilindiği üzere Lenin ve Stalin dinsiz ateist olmaları bir tarafa,  Sovyet Rusya'yı  dinsiz ve ateist yapmak, ateist bir dünya oluşturmak için elden geleni yapıyorlardı. BU ortamda G Gamow doğuyor, bilim adamı oluyor ve İş Bankası yayınları ARASINDA "BİLİMİN UZAK SINIRLARI"  adıyla  Türkçeye çevrilen "CREATİON UNİWERS: EVRENİN YARATILIŞI" isimli meşhur kitabını yazıyor.  ben bu kitabın aslını da tercümesini de Ankara Milli Kütüphane'de gördüm. İŞTE ALLAH BÖYLE BİR ALLAH'TIR
 
 
KUR’AN’A GÖRE 
KIYAMET VE AHIRET

 
 
 
Kıyamet Dünyanın sonu demektir. Kuran’ın yerlerinde Kıyamet ve sonrası için bir çok ayetler vardır.Hadislerde de Kıyamet gelmeden önce alametleri (belirtileri, işaretleri) ne değinilmiş olmakla birlilkte kesinlik yoktur. Kıyametin kopması ve sonrası hakkında ayetler çoktur. Kuran’ın amacı  insanlara fen bilgisi vermek değil; Allah ve Ahıret İnancını kuvvetlendirerek kişi ve toplumun düzelmesi, kalkınmasını sağlamaktır. Kıyametle ilgili ayetler çeşitli süre (bölüm) lerde bulunduğundan, aralarında bir sıralama da yoktur.  İsrafil adındaki melek Sur denen ve niteliği bildirilmeyen  alete ilk üflemesiyle başlayacak ve aşağıdaki ayetlerde anlatılan olaylar  gerçekleşecektir.
 
 
 
Denizler  kaynadığı / kaynatıldığı zaman tekvir/ 6″ . “Gök erimiş maden gibi, dağlar atılmış yün gibi olacak, kimse dostunu arayıp sorama­yacaktır (Mearic 8-10)”.  “Gök yarılacak, yıldızlar dağılıp dökülecek, denizler fışkıra­cak, kabirler altüst edilecektir (İnfitar 1-4)”.  “Gözler dehşetten kamaşacak, Ay tutulacak, Güneş ve Ay kararacaktır (Kıyamet 7-9)”.
 
       Bir sonraki konuda  geçtiği üzere  Evrenin sonunda güneşin sıcaklığı: "108 , yani 100 milyon dereceye ulaşır." şeklinde blimsel görüş vardır.  Bu olunca gökler de ayette ednildiği gibi, eriyp akar. Denizler de kaynar buharlaşır. Çünkü
 
Kimyaya göre KAYNAMA NOKTASI EN YÜKSEK ELEMENT WOLFRAM'DIR. Güneşte artan bu yüksek sıcaklıkla -örneğin 6000 derecede- wolfram eriyip akacağına göre diğer elemekntler de eriyip akar
 
 
“Gök yarılıp gül kırmızısı bir yağ gibi olduğu zaman Rahman/ 37”. “Gök yarıldığında. ”Yıldızlar dağılıp saçıldığında. Denizler kaynadığında. İnfıtar 1-3”.  “ilk defa nereden  nasıl yaratmaya başladıysak, tekrar ilk haline iade ederiz. Sözümüz sözdür. Mutlaka yerine getireceğiz, yapacağız. Enbiya 104”  Peki bu yanar deniz nerededir? Nedir bu yanar deniz?
 
 
 
  YANAR DENİZ
 
Dünyamızın Katmanlarından olan  Sıvı Çekirdek=    Ateş Küre'dir. Yerbilimine göre  Yanar Dağlar Ateş Küreden gelir
 
     





 
DÜNYAMIZIN SONU İLE İLGİLİ VİDEOYU AŞAĞIDAKİ ADRESTEN TIKLAYALIM


 
https://www.youtube.com/watch?v=crnesWiiwMU
 
“Yanar denize yemin ederim. Tur Suresi/6” ayetiyle Allah Kuran’da,  varlığından öneminden dolayı yanar denize yemin ediyor. Fakat yer kürede böyle bir deniz bulunmadığından, Kuran bilginleri bu ayet hakkında çeşitli yorumlar yaptıysalar da, bu yorumlar asla yeterli olmamıştı. Ancak jeolojinin gelişmesiyle  yer katmanlarından dış çekirdeğin 3700 derece gibi yüksek sıcaklıkta ve sıvı/mavma halindeki bu kısma pirosfer (ateş küre) adı verilmiştir. Allah (CC) ismini verdi, bulunması  bilim insanlarına nasip oldu. Bu da Kuran’ın bir mucizesidir.
 
 
 
      Denizlerin Kaynaması: Dünyanın sonu geldiğinde Güneşin  sıcaklığı çok artacak, ve daha sonra kararacak.  Denizler kaynayacak, bazı gök cisimleri eriyip boşluğa akacaktır. Kararacak,  adeta yanmış bir kömür haline gelecektir.
 
 
 
İsrafil’in  ikinci üflemesiyle Ahıret Evreni (Ahıret Alemi) kurulacak, ilk insan ve hem de ilk Peygamber olan  Hz. Adem’den sonra gelen bütün insanlar dirilecek mahşer denen o evrende toplanacak, amelleri (yaptığı iyi ve kötü işler) tartılacak; günah ve sevap durumuna göre -kısmen veya tamamen affedilenler hariç-  Cennet ve Cehenneme yönlendirilecektir.
 
KIYAMET VE ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLME OLAMAZ MI?
 
 
 
            Hz Peygambere kafirlerden gelip:
            -Ya Muhammet çürümüş, ufalmış toz haline gelmiş şu kemiklerden tekrar aynı insan meydana gelir m? Tprak hilini almış bu parçalardan bir daaha insan meydana gelebilir mi? Bu mümkün müdür?" diye sorduklarında ayet geliyor ki:
 
       "-  Deki Ya muhammet. İlk defa planı, modeli, örneği olmaadan insanı kim yarattıysa; ikinci kez yaratamaz mı? Evreni, yanı yereleri gökleri kim yoktan yarattıysa onları bir daha yaratmaya gücü yetmez mi?. O Allah bir şeyin olmasını istediğinde ona ol der, o da heemen olur. Çünkü Allah yarattığı her şeyi en ince ayrıntısına kadar biliyordur". "Başka bir ayetlerde:
 
 
  اَفَعَي۪ينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِۜ بَلْ هُمْ ف۪ي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَد۪يدٍ۟  İlk yaratma ile yorulup, aciz mi kaldık ki, yeniden yaratamayalım? Hayır, onlar bu yeni yaratılıştan şüphe içindedirler. Kaf Suresi /15"
 
 
    وَعْدًا عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ  كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ  ilkin başlayıp yarattığımız gibi, yeniden yaratacağız ki, bu bizim için verilmiş bir sözdür. Biz (bunu) mutlaka yapacağız.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Şİmdi bir kaç örnekle açıklayalım:
 
     1- Bir terzi bir elbiseyi ilk defa mı daha kolay diker, ikinci  kez mi? Elbette ilk  defasındaki. ÇÜnkü ilk  dikerken acemi olduğundan ilk dikerken öğrenip  ikinci defa daha kolay ve daha güzel diker. Diktiğine göre dikişi, en ince ayrıntılara kadar biliyor demektir. Allah da ilk defa evreni ve insanı planı, modeli, örneği olmadan ilk defa yoktan yarattıysa? İkinci defa neden yaratamasın?
 
      Bilen yapar, yapan bilir. bilmeden bir şey yapılamaz. Yaptığına göre en ince ayrıntılarına kadar bildiğini var saymak zorundayız. Bu gün bütün bilim adamları bir araya gelse, bir ot yapamazlar. Kanadı kopan bir sineğin kanadını takamazlar. Atölyede, laboratuarda yeni bir buğday yaratamazlar. GDO'lu ürün yapabiliyorlar amma, bir buğdayın enbriyosunu alıp bir başkasına takıyorlar. veya  tüp bebek gibi. Tüp bebek yaratma değil ki!!! Anneden alıyorlarsa dişi embrioyu; erkekten de erkeğini alıp tüp ortamında kuluçka makinesi gibi. Bu  ise bi yaratma değil ki?
 
     2-Bir doktor ameliyatı ilk defa mı daha kolay yapar, 2. defasında mi?
     3- Bir mobilyacı ürettiği mobilyayı ilk kez mi ikinci defada mı yorulmaz?
     4- 6. cı sınıfta öğrenciler benzer onlarca örnek buluyorlardı
 
          MANTIKSALBİR İNCELİK
 
iNSANIN KADERİ:  İnsanın hayatı doğumla başlar. ölümle biter. İnsanın eylemleri (=, fiilleri, yapıp ettikleri) nin bir kısmi zorunludur. Doğması-ölmesi, deprem, yağmur, felaket, önleyemediği hastalıklar gibi. İnsanın kendisini içinde bulduğu bu eylemlerini, islam filozofları zorunlu (gayrı ihtiyari fiilleri)  zorunlu  eylemler (fiiller) olarak görürler.   Sofradaki yemeği isterse yerim. İstemesem yemem. Kişi camiye de giderse kendi kararı ve eylemidir. Meyhaneye de giderse kendi eylemi, kendi kararıdır. Bunlara da isteğe bağlı (cuz i irade) ye  bağlı eylemler demişlerdir.
 
      Allah'ın başlangıçsız bilgisi (ezeli ilmi),  yerler ve gökler yaratılmadan önceki isteği (İradesi) olmazsa  bir yaprak bile dalından düşmeyeceğine göre;  biz insanların zorunlu  ve isteğe bağlı eylemlerimizin tümü Allahu Teala'nın başlangıç öncesi  (bilim buna 18,6 milyar yıl  diyor) bilgi ve onayı  (=Kaderimiz); Allah'ın başlangıç öncesinde bildiği ve onayladığı (irade ettiği) konuların, zamanı geldiğinde gerçekleşmesi Kaza'dır.
 
EVRENİN KADERİ: Yukarıda görüldü  ki; başlangıçta (18,6 milyar yıl önce) madde yoktu. Zaman yoktu. Uzay Yoktu. Bir ilk saniyeni milyarkere milyarda biri dolmadan yerler gökler yaratıldı. Ben diyorum ki;  o ilk saniyede yer gök milyarlarca yıldızlar yaratılırken bugüne  ve kıyamete kdar ve sonrasında olacak bütün olayların oluşumu planlamış, programlanmış idi.
 
    Yani o ilk saniye dolmadan yaratılacak evrenin geleceği o küçük şklinde proglanlanmış id. Yani bugünkü Evrenin  örneğin nersinde petrol, nersinde altın, neresi sıcak neresi soğuk her şey yaratılmadan önce proglamlanmış, dizayn edilmiş idi.