Ateizim inançsızlık demektir. Materyalizmle aynı anlamdadır: Evren yani Kainat kendiliğinden uzun bir zaman içinde oluşmuştur. Bir sebebi ve yaratanı yoktur. İnsan doğar. Yaşar ve ölür. Toprak olur. Ahiret Cennet ve cehennem uydurmadır. Masaldır diye düşünüyorlar. Onlara göre ateizim/ materyalizm bilimlerin vargılarıyla daima güçlenir.
Ben psıkıyatrık bir hastayı Tıp Fakültesi norolojiye götürdüm. Kürsu başkanına götürdüm. Kendinden aşağı 4 adet akademisye(prof) vardı. 3 adet beyin filimi çektirdi. Bunlardan biri 3 boyutlu idi. Filimlerin raporları yazılınca yine aynı hocaya gittik. Baktı. "Beyninde bir bozukluk çıkmadı. Nörölojik bir sorunu yoktur." deyince şunu sordum:
"Beynin yapısı sizin sahanıza girer. Psıkiyatri beynin içinden anlamaz. Ve siz nörölojide son noktadasınız. Beynin yapısında bir bozukluk yoksa; akllın ve ruhun aleti olan bu beyin niçin sağlıklı çalışmıyor? Bu işten ne anladınız?".
Bir cevap veremeyince tekrar sıkıştırdım. Zorladım. hiç birşey diyemedi. Bu kadar gelişmiş mikroskop, filim, emar, EEG gibi son teknolojilere rağmen yapılmış şu beyinden, en son nokta olan nörölog bir şey anlayamıyorsa tabiat (doğa) beyni nasıl meydana getirebilir? kafa kendiliğinden nasıl meydana gelmiş olabilir. Ben bu hocanın ismini vermiyeceğim. Aynı soruların daha fazlasını İsmail Hoca'nın video konferanslarından alacağız.Belki yüzlerce videosu, bir çok kitabı, hatta tercümeleri vardır:
Prof Dr İsmail Hakkı Aydın

Beyin Cerrahı, Trabzon 1954
Çok acayıp doktor. Aşağıdaki videosunda geçen onlarca yerli ve yabancı bilim insaaanlarının doğum yeri doğum ve ölüm tarihlerini doğru şekilde aklında tutmayı başarmış. Muthiş bir hafıza. Hem hafız, Kuran alimi. hem beyin fizyolojisi, tıbbı biyokimya hattat... Bilmediği yok. Böylesini ne gördüm ne de duydum?. Aşağıdaki videosunda çok şey vardır.
AKILLI OLMAYAN MADDEDEN AKIL NASIL MEYDANA GELDİ
İsmail hocaya göre Allah ilk olarak matematiği yarattı. Kamer suresi 39. ayet: "Biz her şeyi bir ölçüyle/hesapla yarattık" diyor. Çünkü her şey bir ölçüye (formüle) göre yaratılacak, şekillenecekti. Daha sonra zamanı ve en son maddeyi yarattı.

Beynimiz hakkında: İsmail hoca videosunda diyor ki: "İnsan beyni iki yümrüğümüz kadar; 1400-1500 gram ağırliğindadır. Yaratıcı onu bir çelik bir kap içine koymuşi, biz insanlara armağan etmiştir. Meltemsi bir yapısı vardır. İçinde 100 milyar nörön (sinir hücresi) ve 2,5 trilyon glia hücresi vardır".

İnançsız biyiloji bilginleri bunun bir benzerini yapsın. Yapacak amma çalıştıracak. Bir hücrede ayrıntı, kök ve uzantılar var.Her uzantının da illa ki farklı fizyolojisi (görev ve amacı) vardır. Anatomisi farklı bir çok çeşit sinir hücresi vardır. Bir tanesi bu.
İsmail Hakkı Hoca videosunds "Her insanın kafasında 100 milyar tane nörön, ayrıca 2,5 trilyon tane de glial hücre sığdırılmıştır. Bir su içmeye karar verdiğimizde bütün hücreler birlikte karar vermek için harekete geçerler. Adeta birbirlerine danışarak su içme kararını verirler. 1mm3 beyin dokusunda 200 milyar bağlantı vardır. Bir hücre 1 saniyede 1016 (= milyar kere on milyon bağlantı yapar). Sadece 1 saniyede" diyor. Konunun möleküler biyoloji ve tıbbi biyökimyasal yönü daha vardır. Onları da dinlemek için 1,5 saatlık videoyu izlemek gerekir.
İki yümrüğüm kadar bir çelik kap içerisinde yer alan beynin beslenmesi için her hücreye ayrı bir damardan/borudan kan yoluyla besinler gelir. Her hücrenin ayrı bir kanalı var. Hiç bir hücrenin yolu diğerine karışmaz. Hoca'nın bu vidosunda yok amma bilmemiz gerekir. Şöyle ki:
Sinir Hücrelerinin Beslenmesi: Sinir dışı -örneğin elimizde, kolumuzdaki hücrelerin- beslenmesi kanla taşınan besinlerin hücrenin enerji santralı olan mitekondriumda oksijenle yakılması sonucu ortaya çıkan enerji ile sağlanır idi. Yapay zekadan aldığım bilgiye göre nörön ve glial hücreleri de kanla taşınan glikozun oksijenle nörönlardaki mitekondriumda yakılarak beslenirler. O nedenle "Sinir sisteminin yakıtı glikozdur" derler. Şurası aklıma yatmıyor:
Bu kadar küçük bir kap içinde 100 milyar nöröna ve 2,5 trilyon glial hücrenin yolları birbirine karışmıyor? Burasını Prof Kerem Can Koçak'tan dinlemek isterdim. O nedenle beyindeki kılcal damarlar tıkanırsa beyin hücreleri de ölür. İlgili/bağlı organlarda felç meydana gelir. Demekk ki beyin çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Kendiliğinden oluşmaz. Nörönlar sınapla birbirine bağlıdır:
Aşağıdaki şekilde de birbirine bağlananlar var.

Bir de glial hücre bağlantılarını gösterelim:

NOT: Yukarıya koyduğumuz hücre görüntüleri bana aittir. Hocamızın videosunda olmadıklarından, yanlışlığı varsa bana aittir. 30-40 yıl önce branş öğretmeni olmadığı için zaman zaman biyoloji, çevre ve insan derslerini okuttuğumuz olmuştur. Resim yeteneğim sıfır olduğundan bir öğrenciye tahtada çizdirip derse geçerdik. Biyoloji kolay ve zevkli geçerdi.
Beyin Nasıl Düşünür?
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=gAAte0f5dOg&t=1358s
Beyindeki 100 milyar nörön ve 2,5 trilyonBu nörönlar kanın taşıdığı besinlerle ayakta kalır. Her hücre kanın getirdiği besinlerle, mitekondriumlarda kendi enerjisini üretir. Her bir sinir hücresi noronun yapısı da çok karışık. Doğadaki mutasyon (raslantı) larla bu hücreler aşağıdaki şekli nasıl alıyor. Hücrenin yapısındaki parcaların her bir parçasına da ayrı bir görev verilmiştir. 1,5 trilyontane sıkıştırılmış kafamızda. .
Yukarıdaki konferansı 4 yıl önceydi. Düşüncenin oluşumu ile ilgili aşağıdaki konferansı 1 1y öncesine ait özellikle 15 dakika sonrası çok önemli
https://www.youtube.com/watch?v=fng_J2kHP2c
Şimdi bir biyokimya hocası olan prof Dr İrfan Küfrevioğlu ateizmin çıkmazını şöyle anlatıyor:
https://www.youtube.com/watch?v=rSiJaiRWipA&t=510s
Bilindiği üzere üzere canlı madde biyolojinin konusudur. Biz de o sahanın bilim adamının videosunu koyduk.
Ey ateist: En büyük nöröloji hocaları beynimizin nasıl çalıştığını henüz açıklayamadılar. Mutasyonlarla (rastlantılarla) bu kadar karmaşık yapısı olan beyin kendiliğinden ortaya çıkmasını nasıl açıklayabilirsniz?
İnsanın Maymundan geldiğini doğrularsak dinsiz mi oluruz
Hayır. Allahu Teala insanı topraktan, har canlıyı sudan, cin ve şeytanı ateşten yarattığı Kuran'da anlatılıyor. "Kuran ve Bilim" konusunda bütün elementlerin hidrojennden meydana geldiğini kaynaklarıyla yazmıştık Dolayısıyla maymun da topraktan yaratılmıştır.. Bu videoda Prof dr İsmail Aydın Darvin'in Türlerin Kökeni" isimli kitabının 428 sayfsında: "Darvin İlk Hücreyi yaratan Allahtır" dediğini anlatıyor. İsmail Hoca Nörölojiyi çok iyi bildiği gibi, Kuran'ı da çok iyi bilmektedir. BİR ÇOK ATEİSTİN BİLDİĞİ GİBİ DARVİN ATEST DEĞİLDİR. İLK HÜCREYİ ALLAH'IN YARATTIĞINI İFADE ETTİ.
Hocanın videosunda yok ama, kanımca Yaratıcı o ilk hücrenin yazılımında/genetiğinde diğer kök hücrelerinin meydana gelmesini içerecek şekilde düzenlendiğini kabul etmek gerekir. İlk hücrenin genetiğinde (yazılımında) diğer kök hücreleri üretecek şekilde düzenlenmese diğer hücreler meydana gelmezdi.
Charles Darvin 1908- 1882
"İNSAN AKLI VE GÖRME" yi hatırlayınca aklım karışıyor" dediği söylenir.
Burada Prof Dr Meliha Terzioğlu'nun Ankara Milli Kütüphanesindeki "Fizyoloji Ders Kitabı" nın Görme Duyusu konusunda okuduğum şu tesbitini (saptamasını) hiç unutmadım:

"İnsan aklı ancak Yaratanı tarafından anlaşılabilir. Kıyamete kadar hiç bir zaman kendi kendini anlayamayacaktır". İşte bilim adamı. Bilim ödülü de alan Terzioğlu Hoca'nın İst. Cerrah Paşa Tıp Fakültesinde kendi adına bir anfisi vardır. Ek olarak ilginç bulduğum 2 örnek vereceğim:

Sol elimin içinde Kuran dili arapçada 81. Sağ elimde 18 rakamı çizilmiştir. Bu görüntüyü hazırlayan ve kafası çalışan kişi -iyi okunsun ve analaşılsın diye- kalemle çizmiş. Üstteki resimde ise aynı rakamlar doğal şekliyle gösterilmiştir. Kuran okumaya yeni başlamış her kes kendi elinde -Bana göre Allahu Teala'nın
Prof Dr Kerem Cankocak
imzası anlamında- 99 isminin rakamları yazılıdır. Kerem Cankoçak

ve Celal Şengör gibi tüm ateistlerin elinde de vardır.
2- Köyde bir komşu atölyesinde çalışırken sol elinin başa parmağını yaraladı. Baş parmağınını sinir teli kesildiğinden baş parmağını oynatamıyordu. 
İyi bir beyin cerrahi geldi Rize hastanesine. Beyinde kablolarınan iki kol, iki ayak başta olmak üzere beyinden tüm organlara iletişimi sağlayan bu sinir tellerini elekrtik kablolarına benzetirler. Beyin göndermek istediği emri baş parmağa ulaştıramadığı için, komşu baş parmağını hareket ettiremiyordu.
Yüce Rabbimiz bu engelin çözümü için hepimizin işaret parmağına yedek bir elektrik kablosu yerleştirmiş. Ameliyat doktoru o elektrik kablosunun bir ucuna asılıyor ve o elktrik kablosunu çekip çıkarıyor. Baş parmağa takarak baş parmağı canlandıdı. Artık baş parmak hareket etmeye başladı. Bu ne mükemmel (eksiksiz) bir sistem. Rabbimiz Allah en ince ayrıntılara kadar her şeyi -sözcük aklıma yatmadı amma, bağışlayın- evreni ve insanı yaratmadan önce öngörmüş. Elhemdulillah.
.
Ateistleri şunu da bilmesi gerekir ki: beyin hücrelerinin besleenmesi için her bir hücreye ayrı bir damarla -ayrı bir yolla-beslenmesi gerekir. Kan yediğimiz yemeklerden aldığı glikozu nörön ve glial hücrelere taşır. Bilindiği üzere glikoz sinir sisteminin yakıtıdır. Bu yakıt gelemezse nörönla ölür.
Kuran sonuca işaret (değinim) yapar. Konunun açıklamasını zamanın bilim insanlarının bulmasına bırakır. Çünkü Kuran 600 sayfalık bir kitaptır. Bir çok şey O'nda yoktur. Dindar insanların evrim teorisine bu kadar karşı çıkmalarının nedeni, Darvin'i ateizme araç yapmalarından dolayıdır.
Zaman ve mekan yönünden itirazlar: Ateist felsefeci george Politxer "FELSEFENİN TEMEL İLKELERİNDE" şöyle der:
"Zamanın dışında var olan, yani hiç bir zaman var olmayan; mekanın (konumun) dışında var olan; yani hiç bir yerde var olmayan bir tanrıya inanmak için bilimsel hiç bir kanıtı kabul etmemek gherekir. Yaratılışı kabul etmek için evrenin yoktan var olduğunu doğrulamak gerekir. Halbuki hiç bir şey vardan yok, yoktan var olmaz" der. Yani diyoruz ya: "Allah zaaman ve mekana bağımlı değildir.". Buna itiraz ediyor ve kendisini BİLİMDEN YANA kabul ediyor. Ona İsmail Baha sürerkan'ın acemaşıran makamındaki bir şarkısını hataaırlatırım. ".... Geçti o günler ..". Ayrıca Hicaz mekemındaki bir şarkının sözlerini hatırlatırım:
"Sen kendine kendin gibi bir taze bahar bul".
Bulabilirsen tabii ey fizik hocası prof dr Kerem koçak ve jeoloji hocası Prof Dr Celal Şengör. Sizler Büyük Patlama teorisinden haberiniz mi yok! Bu ünitedeki Kuran Ve Bilim Konusunda geçtiği üzere:
"-Başlangıçta zaman yoktu. Madde yoktu. Uzay yoktu. 13,8 milyar yıl önce aklın alamayacağı bir tarzda bir noktadan ..... yaratıldı" şeklinde devam ediyor. Ve bu bir teori değildir. Hemen hemen bütün bilim insanları tarafından kabul edilmektedir.
materyalizme göre: "Var olan sadece maddedir. Maddenin dışında kalan her şey uydurmadır, kanıtsızdır, asılsızdır". Acaba öyle mi? Bilim Ve Felsefe Ünitesinin ilk konusu "Materyalizmin bilim ve Felsefede İflası" konusunun okunmasını öneririz. 40-50 yıl önce hazırlamıştık. Geçen yıl güncelledim. Kimyacılara da gösterdim. Doğruluğu aynen devam ediyor. Özeti şudur:
Atomun çapı 10 üzeri eksi sekiz cm dir. Çekirdeğin çapı 10 üzeri eksi 13 cm dir. Atomda madde çekirdekte toplanmıştır. Elektronla çekirdek arasındaki boşluğu yok saydığımızda, gerçek madde görünen maddeden 1015 defa küçülmüş olur. 8 milyar insandaki var olan madde bir nohut tanesi kadar değildir. Elektronun kütlesinin çok küçük olmasından, atomun bütün kütlesinin çekirdeğinde toplandığı kabul edilebilir. Halbuki bu çekirdek çok küçüktür. Çekirdekte madde aşırı yoğunlaşmış durumdadır. Örneğin Altın çekirdeğinin 1 cm3 'nün ağırlığı 130 milyon tondur ".
Fizik hocası kerem Cankoçak bir nohut tanesini 8 milyara bölsün de "kendisinin var olan sadece madde" sini bulsun. Konunun formülleri, hesaplamaları ve dipnotlarını görmek için 5-10 dakika yeterlidir. BİLİM KURAN'IN LEHİNE GELİŞMEKTEDİR. AMA KAÇ KİŞİNİN HABERİ VAR?
Ben bu konuları araştırdım da anlaması gereken bazıları diyor ki:
"-Sen kafayı mı yedin! senin gibi bu boş şeylerle uğraşan başka biri acaba var mıdır?"
MATERYALİST (ATEİST) ÖKÜZ GİBİ BAKIYOR
Öğretmenliğe başalamadan önce Ankara Keçiören'de Dr Mehemet Afşin isminde ileri derecede mütefekkir (düşünür) bir hekime giderdim. Çok yerinde hedefe atış yapardı. Yukarıda anlattığım 2 örnekte olduğu gibi çok ikna edici inceliklerden söz ederdi. Birgün dedim ki:
"-Doktor Bey. Siz öyle diyorsunuz amma, matryalistler (atestler) hala var.Bunu nasıl açıklarsınız?"
"Materyalist varlık alemine hayvanlar gibi baktığı için bir şey göremiyor. Hayvan ottan anlar. Önüne bir sepet altın koysanız altından bir şey anlamaz. Hatta ayağıyla bir tepne/kıç atarak kendinden uzaklaştırır. Ama bir yük ot koysanız. Onu yer. onu tanır. Halbuki ot dediğin neki!! Altından bir şey anlamaz, değerini bilmez. Materyalist de böyledir. Bütün doktorlar biraraya gelse kanadı kopan bir sineğin kanadını takamazlar. Bir ot, bir yaprak icat edemezler. Her şey bir mucizedir. Fakat anlamak ve görmek istemiyorlar" demişti. Çok doğru.
PEKİ HER ŞEYİ ALLAH YARATTI. YA ALLAH'I KİM?
Şimdi sıra bu tarihi soruya geldi. Bir an için bu soruya cevap verilemediğini düşünelim: Yukarıdaki olaylar ve incelikler sonsuz bir bilgi ve güç gerektirmeden mi meydana geldi? Böyle bir şey mümkün mü? Dolayısıyla böyle bir soru hiç bir sorunu çözmeye yaramaz. Yani bir yaratıcı olmadan mı iki elimizdeki 81+18 = 99 rakamlarını açıkla bakalım. İşaret parmağımızdaki yedek elektrik kablosu sonsuz bir bilgi ve güç olmadan mı orada yerini aldı. Yani derseniz ki "Allah yoktur" büyürün açıklayın bakalım.
OLMUŞ BİR HİKAYE
Bir tane ateist muhtemelen miladı 750-800 yllarında Bağdat'ta Allah'n varlığını tartışacağı her hangi bir kişi arar. Her tarafa haber salınır. Ve ona denir ki:
"- Sen önce bilgin bir çocuk var. Onla önce bir tartış. Yetersiz kalırsa başka buluruz.".
Tartışmanın yeri ve zamanı kararlaştırılır. Halk toplanır. Ateist geldiği halde tatışacağı bilgin çocuk gelmez. Her kes darlanır. 2-3 saat gecikir. Geldiğinde ateist der ki:
"- Korktun değil mi? Benimle tartışmak öyle kolay bir iş değildir. Çok kişiler bana yenilmişlerdir". Bunun üzerine bilgin çocuk der ki:
"Hayır ondan değil. Yağmur yağdıi. Dere çok geldi. Üzerindeki köprüyü aldı götürdü. Ben de ordaki büyük ağaçları bir kayık olmasını bekledim. Ordaki ağaçlardan bir kayık oluşunca, kayıklan köprüyü geçtim. Ancak şimdi gelebildim. Gecikmem ondandır" Bunun üzerine ateist der ki:
"Be aptal çocuk. Hiç mümkün müdür ki o ağaçlar kendiliğinden kayık olsun?"
"- Asıl apatal sensin. O ağaçlardan kendiliğinden bir kayık olabileceğini kabul etmiyorsun da, bu evren ve içindekilerinin kendiliğinden meydana gelebileceğini nasıl kabul edersin? Kendiliğinden bir kayık olmuyor da kos koca kainatın kendiliğinden uzun bir zaman içinde meydana geldiğini kabul etmende mantık var mı?". Deyince ateist baktı ki izleyicilerden bana hak veren yok. Kimsenin yüzüne bakmadan terk edip gitti.
Rivayete göre o bilge çocuk büyüyünce İmam-ı Azam oldu.
"
b